ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN Archive

  • Kararmış, Tahta masamızda bir şişe şarap. Gecelerden bir gece, bezginiz. Üstelik adamakıllı sarhoşuz, Ellerin ellerimde. İspanyol Meyhanesi’nde bir kadın Çığlık çıglığa şarkı söylüyor. Belli yıkılmış bir kadın Hayli çirkin, hayli...

    İSPANYOL MEYHANESİNDE BİR KADIN

    Kararmış, Tahta masamızda bir şişe şarap. Gecelerden bir gece, bezginiz. Üstelik adamakıllı sarhoşuz, Ellerin ellerimde. İspanyol Meyhanesi’nde bir kadın Çığlık çıglığa şarkı söylüyor. Belli yıkılmış bir kadın Hayli çirkin, hayli...

    Continue Reading...

  • III.MEKTUP Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Neredeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz. işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz....

    SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR

    III.MEKTUP Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Neredeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz. işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz....

    Continue Reading...

  • II. MEKTUP Aramak… Ömür boyunca aramak… Yalnız seni aramak… Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne...

    SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR 2

    II. MEKTUP Aramak… Ömür boyunca aramak… Yalnız seni aramak… Paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. Belki bu şehirde değilsin. Ne...

    Continue Reading...

  • I.MEKTUP Geceydi… Bütün insanların çırılçıplak olduğu bir zamandı. Onları düşünüyordum; gümüş tepsilerdeki kristal kadehlerden zamanı yudumlayan insanları düşünüyordum. İrili ufaklı aynaların karşısında enseleri bembeyaz kadınlar boyanıyordu. Uzun uzun parmakları vardı...

    SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR

    I.MEKTUP Geceydi… Bütün insanların çırılçıplak olduğu bir zamandı. Onları düşünüyordum; gümüş tepsilerdeki kristal kadehlerden zamanı yudumlayan insanları düşünüyordum. İrili ufaklı aynaların karşısında enseleri bembeyaz kadınlar boyanıyordu. Uzun uzun parmakları vardı...

    Continue Reading...